Nobel Kimya Ödülü sahibi ilk Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Türk Amerikan Bilim İnsanları Derneği (TASSA) tarafından 2026 yılı için düzenlenen konferansta, Kuzey Carolina'daki Sancar Kültür Merkezi'nde Türk bilim insanlarını bir araya getirdi. Yapay zekanın bilime katkıları ve Türkiye-ABD arasındaki bilimsel iş birliğinin güçlendirilmesinin ele alındığı buluşmada, Prof. Dr. Sancar, Türk bilim insanlarına yönelik önemli açıklamalarda bulundu ve ilham verici bir çağrı yaptı.
Türk Bilim İnsanlarına Yönelik İlham Veren Çağrı
Türk bilim insanlarının potansiyeline vurgu yapan Prof. Dr. Sancar, "Bu toplantıya katılan tüm Türk bilim insanları olağanüstü başarılılar. Umuyorum ki bu tür buluşmalar her yıl geleneksel hale gelir. Bilim insanları birbirleriyle fikir alışverişinde bulunarak hem birbirlerini destekler hem de Türkiye için neler yapabileceklerini konuşurlar. Ülkemize faydalı olmak hepimizin ortak gayesi olmalı," dedi. Türkiye'deki bilime yönelik yatırımların ve imkanların giderek arttığına dikkat çeken Sancar, özellikle geleceğin Türk bilim insanlarına ve bilimsel araştırmalara gönül vermiş gençlere seslendi.
"Bilim insanı adaylarımıza mesajım şudur; Avrupa'ya ve Amerika'ya mutlaka gelin ve buradaki araştırma ortamından faydalanın. Ama Türkiye'ye dönün, mutlaka Türkiye'ye dönün. Türkiye'ye borcumuz var. Bana sorarsanız 'siz niye Türkiye'ye dönmüyorsunuz?' diye. Bu yaşta ben artık Türkiye'ye dönüp orada yeni bir grup kuramam. Fakat Türkiye'de yavaş yavaş imkanlar artıyor bilim alanında o bakımdan mutlaka Türkiye'ye dönün diyorum."
Türk Dünyası İş Birliği ve Kanser Tedavisindeki Son Gelişmeler
Türk dünyası coğrafyasında bilimsel iş birliğinin önemini de vurgulayan Prof. Dr. Sancar, bu iş birliğinin daha da artması gerektiğini belirtti. "Kırgızistan'dan tutun Kosova'ya kadar büyük bir Türk dünyası var. Onlarla ortaklaşa çalışma yaparız ve onların bilim insanları ve bizim bilim insanlarımız çeşitli konularda başarılı. Doğal kaynaklarımız var, insan gücümüz var. Beraber çalışırsak, Türk dünyası Avrupa'yla Amerika'yla yarış edecek durumda olur. Sağ olsunlar TÜBİTAK program başlattı. Özbekistan için burs veriliyor. Özbekistanlı öğrenciler Türkiye'ye gelip Türkiye'de eğitim görebiliyorlar," ifadelerini kullandı.
Öte yandan, beyin kanseri ile mücadeledeki kritik araştırmalarına da değinen Prof. Dr. Sancar, hayvan deneylerinde önemli başarılar elde ettiklerini ancak insan deneyleri için sabırlı olunması gerektiğini belirtti. "Beyin kanseri tedavisinde kullanılmak için yeni bir metot geliştirdik, farelerde çok etkili oluyor. Yüzde 70-80'ini tedavi ediyoruz. Farelerden sonra büyük hayvanlarda deneyler yapılır ondan sonra insanda deney yapılır. Türkiye'deki arkadaşlar büyük hayvan denemelerine başlayacaklar ve ondan alacakları neticelere göre insanda denemelere başlarlar. İnsanların sabırlı olmaları lazım, beyin kanseri zor. Bu yeni hayvan deneylerinin sonuçları alınıncaya kadar insanlarda deneme yapamayız ve onlar da sanırım 2 yıl sonra mümkün olacak," dedi.
Yapay Zeka ve Bilimsel Deneylerin Önemi
Yapay zeka alanındaki ilerlemelere rağmen, kanser tedavisinde deneysel çalışmaların vazgeçilmezliğini vurgulayan Prof. Dr. Sancar, "Yapay zekanın burada faydalı olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü burada ilaç veriyorsunuz ve ilacın vücuda nasıl etki göstereceğine şu an yapay zeka cevap veremez. O bakımdan deneyleri yapmamız lazım fakat yapay zeka başka konularda dünyamızı değiştirdi," şeklinde konuştu. Bu açıklamalarıyla, bilimsel ilerlemenin temelinde yatan deneysel çalışmaların rolüne bir kez daha dikkat çekti.