NATO Genel Sekreter Yardımcısı Mirjana Shekerinska, Brüksel'de düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi kapsamında "NATO ve Avrupa: Ankara Zirvesinin Ardından Güvenlik Mimarisi" başlıklı oturumda yaptığı dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin savunma sanayisindeki ilerleyişine özel bir vurgu yapan Shekerinska, "Türkiye'de uzun süredir fiili bir sanayi devrimine tanık oluyoruz" diyerek ülkenin bu alandaki başarısını takdir etti.
Ankara Zirvesi Sonrası Savunma Harcamaları ve İşbirliği Artıyor
Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarına ilişkin verilen taahhütlerin, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nde somut kabiliyetlere dönüştürülmesinin masaya yatırıldığını belirten Shekerinska, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın bu alandaki sorumluluklarının arttığını vurguladı. Shekerinska, bu ülkelerin 2025 ve 2026 yıllarında savunmaya ilave 250 milyar dolardan fazla kaynak ayırdığını ifade ederek, bu durumu "son yıllarda büyük ölçüde değişen güvenlik ortamına verilen rasyonel bir yanıt" olarak nitelendirdi. NATO'nun kuruluşundan bu yana gündemde olan yük paylaşımı konusunda da önemli adımlar atıldığını söyleyen Shekerinska, Ankara'da savunma harcamalarının yanı sıra sözleşmelerin ve savunma alanındaki işbirliğinin de arttığını, yaklaşık 50 milyar dolarlık sözleşmenin duyurulduğunu ve imzalandığını dile getirdi. Ancak asıl hedefin yalnızca harcamaları artırmak değil, bu kaynaklarla ihtiyaç duyulan kabiliyetleri elde etmek olduğunun altını çizdi.
"Bu nedenle savunma sanayisi hakkında çok konuştuk. Türk savunma sanayisinde de mükemmel örneklerimiz var. Çünkü burada yalnızca son birkaç yıldır değil, daha uzun süredir adeta bir sanayi devrimine tanık oluyoruz."
Hibrit Tehditler ve Teknolojinin Önemi Vurgulandı
Ankara Zirvesi'nde öne çıkan mesajlardan birinin "daha güçlü bir İttifak içinde daha güçlü bir Avrupa" olduğunu belirten Shekerinska, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın özellikle konvansiyonel caydırıcılık alanında daha fazla sorumluluk üstleneceğini söyledi. Günümüzdeki güvenlik ortamında hibrit tehdit ve saldırıların da diğer tehditler kadar tehlikeli olabileceğini dile getiren Shekerinska, Rusya'nın giderek daha pervasız ve tehlikeli eylemlere başvurduğunu vurguladı. Shekerinska, Rusya'nın savaş alanında kayda değer bir üstünlük sağlayamadığını ve her ay 40 binden fazla asker kaybettiğini, buna rağmen Ukrayna'daki kritik altyapıya yönelik saldırılar, hava sahası ihlalleri, sabotaj, kundaklama ve suikast tehditleri gibi hibrit faaliyetlerle müttefiklerin Ukrayna'ya desteğini kesmeyi hedeflediğini anlattı. Bu doğrultuda NATO'nun sakinliğini koruyarak askeri üstünlüğünü sürdüreceğini belirten Shekerinska, yoluna devam edeceğini ve bunun yatırımları sürdürmek ve teknolojik üstünlüğü korumak anlamına geldiğini ifade etti. Ukrayna'daki savaşın, savunmada teknolojinin önemini ve yenilik süreçlerinin hızlandığını ortaya koyduğunu belirten Shekerinska, veri odaklı savunma çözümlerinin giderek daha belirleyici olacağını söyledi.
- Savunma harcamalarına ayrılan kaynaklarda önemli artışlar yaşanıyor.
- NATO içinde işbirliği ve sözleşmeler artarak yaklaşık 50 milyar dolarlık hacme ulaştı.
- Türk savunma sanayisinin geldiği nokta, "fiili bir sanayi devrimi" olarak nitelendirildi.
- Yapay zeka temelli çözümler ve insansız hava araçlarına karşı geliştirilen sistemlerin önemi arttı.
Ticaret ve İşbirliği Engellerinin Azaltılması Hedefleniyor
Savunma sanayisindeki yenilikçiliğin korunması için şirketlerin işbirliği yapabilmesinin gerekliliğinin altını çizen Shekerinska, bu kapsamda ticaretin ve işbirliğinin önündeki engellerin mümkün olduğunca azaltılmasını, Atlantik'in iki yakasındaki savunma sanayilerinin yanı sıra AB üyesi olmayan müttefiklerin kapasitelerinden de yararlanılmasını desteklediklerini ifade etti. NATO'nun Asya-Pasifik ülkeleriyle de yakın işbirliği yürüttüğünü aktaran Shekerinska, toplam üretim kapasitesinin henüz hedeflenen seviyeye ulaşmadığını söyledi. Ankara Zirvesi'nde imzalanan sözleşmelerin yanı sıra üretim kapasitesinde 38 milyar dolarlık artış görüldüğünü ve uzun süreli çatışmalarda sanayi kapasitesinin stratejik avantaj sağladığını belirtti. Karadeniz'deki gelişmelere de değinen Shekerinska, NATO'nun yalnızca Karadeniz'e değil, Kuzey Kutbu'ndan Karadeniz'e uzanan doğu kanadının tamamına odaklandığını sözlerine ekledi.