İşgalci İsrail ordusu, Lübnan ile varılan ateşkes anlaşmalarına rağmen ülkenin güneyine yönelik saldırılarını şiddetlendirerek barış umutlarını zedeliyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın bildirdiğine göre, İsrail'in hedef aldığı bölgeler güneydeki Sur kenti ile Nebatiye vilayetine bağlı çeşitli beldeler oldu. Saldırılar, bölgede yaşayan siviller arasında büyük bir endişe ve kaos yaratıyor.
Saldırıların Odağındaki Bölgeler ve Yöntemler
İsrail ordusu, akşam saatlerinde Nebatiye'ye bağlı Kantara beldesi çevresine hava saldırısı düzenlerken, topçu birlikleri de Sur'a bağlı Mansuri beldesi ile Nebatiye'deki Mifadun beldesinin çevresini yoğun ateş altına aldı. Bu saldırılar, bölgedeki sivil yerleşim alanlarının güvenliğini tehdit ediyor. Öte yandan, İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA), Mifadun ve Şevkin beldeleri arasındaki bir evin çatısına iki mühimmat bırakarak saldırıların seyrini daha da tehlikeli hale getirdi. Nebatiye'ye bağlı Doğu Zavtar beldesinin Rüveys Mahallesi'nde ise İsrail ordusu tarafından geniş çaplı bir patlatma gerçekleştirildi.
"Bu saldırılar kabul edilemez. Ateşkes anlaşmaları hiçe sayılıyor. Sivillerin güvenliği en üst düzeyde tehdit altında."
Çerçeve Anlaşmaya Rağmen Devam Eden İşgal
Lübnan ile İsrail arasında 26 Haziran'da ABD'nin arabuluculuğunda imzalanan ve uzun vadeli barışı hedefleyen "çerçeve anlaşma", İsrail'in işgal ettiği Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini öngörüyordu. Ancak İsrail, varılan anlaşmaya rağmen Lübnan'daki işgalini ve saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Bu durum, bölgedeki barış sürecini baltalarken, insani krizi derinleştiriyor. Lübnan hükümeti, saldırılarla birlikte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. 12 Ekim'deki son açıklamalara göre ise İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda en az 4 bin 389 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.
Süreçte Bilinmesi Gerekenler
Lübnan ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanması, uluslararası toplumun dikkatini bölgeye çekiyor. Ateşkes anlaşmalarının sürekli ihlal edilmesi, barışın tesisi için atılan adımları gölgeliyor. Bölgedeki insani durumun giderek kötüleştiği ve sivil kayıpların arttığı göz önüne alındığında, uluslararası kurumların ve ilgili ülkelerin daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve ateşkesin kalıcı olarak sağlanıp sağlanamayacağı ise belirsizliğini koruyor.