İsrail merkezli insan hakları örgütleri "İşkenceye Karşı Kamu Komitesi" ve "Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler" tarafından İsrail Hapishaneler İdaresi'nden alınan verilerle hazırlanan raporda, 2023 yılında hapishanelerde tutulan 635 Filistinli çocuktan 351'inin tek kişilik hücrelerde tecrit edildiği ortaya konuldu. Bu vahim uygulamanın, uluslararası hukuka ve çocuk haklarına aykırı olduğu vurgulanıyor.
Çocuklara Yönelik Ağır Tecrit Uygulaması ve Yasal Boşluklar
Tek kişilik hücrelere konulan çocukların yüzde 92'si hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığına dikkat çekilen açıklamada, bu çocuklardan 115'inin hiçbir suçlama yöneltilmeksizin "idari tutukluluk" kapsamında alıkonulduğu belirtildi. Bazı çocukların ise 8 kez hücre hapsine çarptırıldığı ve bu durumun İsrail hapishanelerinde çocuklara yönelik tecrit cezasının tekrarlayan bir uygulama haline geldiğini gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz yıl Filistinli çocukların toplamda 666 kez hücre hapsine alındığı, 154 çocuğun birden fazla kez tecrit edildiği ve 42 çocuğun ise 4 ila 8 kez tek kişilik hücrelerde tutulduğu kaydedildi. Bu tecrit süreleri genellikle kesintisiz 7 gün sürerken, bazı vakalarda 2 haftaya kadar uzayabiliyor.
"Endişe verici olan sadece bu cezanın uygulanması değil, sistematik ve tekrarlayan bir uygulama haline gelmesidir."
Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler Örgütü Direktörü Titi Carmel, Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada, hücre cezasının çocuklar üzerinde ağır psikolojik tahribat bıraktığına dikkat çekerek, uygulamanın sistematikleşmesinin endişe verici olduğunu belirtti.
Salgın Tehlikesi ve Ağırlaşan Koşullar
2024 başından bu yana Filistinli esirlerin tutulduğu hapishanelerde uyuz salgınının giderek arttığı ve koşulların ağırlaştığı Haaretz'in haberinde yer aldı. Serbest bırakılan esirler ve avukatların ifadelerine göre, hücrelerdeki aşırı kalabalık, temizlik malzemesi eksikliği ve kişisel temizlik imkanlarının kısıtlanması salgının yayılmasına neden oluyor. Ayrıca Filistinli esirlere yalnızca iki kıyafet verildiği ve çamaşır kurutma alanı bulunmadığı için ıslak kıyafet giymek zorunda kaldıkları vurgulandı. İsrail Hapishane Hizmetleri ise iddialara ilişkin açıklamasında, verilerin uyuz hastalığı nedeniyle hücre cezası verildiğini göstermediğini ve tıbbi bakıma ihtiyaç duyan tutukluların gerekli muayeneden geçirildiğini savundu.
- İsrail Hapishaneler İdaresi yönetmeliğinde yetişkinler ile çocuklar arasında hücre cezası açısından bir ayrım bulunmuyor.
- Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Komitesi, çocukların tek kişilik hücrelerde tutulmasını yasaklıyor.
- "İdari tutukluluk" uygulaması, Filistinlilerin hiçbir suçlama yöneltilmeksizin 6 aya kadar hapsedilmesine ve bu sürenin 5 yıla kadar uzatılmasına imkan tanıyor.
İdari Tutukluluk ve Artan Gözaltılar
"İdari tutukluluk" uygulaması, İsrail'in işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri, hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına geliyor. Bu kapsamda Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum bırakılarak 6 aya kadar hapse atılabiliyor. Bu sürenin ardından askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz olan bir Filistinlinin tutukluluk süresi, 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor. İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda ciddi bir artış yaşanıyor.