İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi'nin 52. Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve seyrüseferin normalleşmesi adına ABD'ye Katar aracılığıyla bir program sunduklarını duyurdu. Arakçi, "Yedi günlük programı açıkladık, seçim şimdi ABD'nin." diyerek topu Washington'a attı.
Güvenlik ve Bölgesel İstikrar Mesajları
Bakan Arakçi, konuşmasında geçmişteki yanlışların tekrarlanmaması gerektiğinin altını çizerek, bir ülkeyi bombalamak, yok etmekle tehdit etmek veya abluka altına almak gibi yöntemlerle denizcilik güvenliğinin sağlanamayacağını belirtti. İran'ın egemenliğini ve halkının meşru çıkarlarını savunmaya devam edeceğini vurgulayan Arakçi, haklarını savunmakla barışı aramak arasında bir çelişki görmediğini ifade etti. Savaşın yıkıcı etkilerinin bilincinde olduklarını ve bu nedenle barışa büyük değer verdiklerini dile getiren Arakçi, İslam ülkeleri arasındaki dayanışma ve iletişimin güçlü tutulması gerektiğini söyledi.
"Bir ülkeyi bombalayarak, yok etmekle tehdit ederek ve abluka altına alarak denizcilik güvenliğinin normale dönmesi beklenemez."
Öne Çıkan Gelişmeler ve Madde Madde Süreç
İran'ın bölgedeki gelişmeler, özellikle de Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmalar konusundaki tutumu da toplantıda gündeme geldi. Arakçi, hem Yemen'in hem de Suudi Arabistan'ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirtti.
- İran, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için ABD'ye 7 günlük bir program sundu.
- ABD Başkanı Donald Trump daha önce bu teklifi "kabul edilemez" olarak nitelemişti.
- Arakçi, bölgedeki krizlere askeri yollarla çözüm aramanın sorunları derinleştireceği uyarısında bulundu.
- Bölgesel güvenliğin ancak bölge ülkelerinin işbirliği ile sağlanabileceğine dikkat çekildi.
Süreçte Bilinmesi Gerekenler
Daha önce 26 Eylül'de Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı açıklamalarda Arakçi, ABD'nin belirli koşulları yerine getirmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın açılabileceğini ve görüşmelerin başlayabileceğini belirtmişti. Bu planın yeni koşullar içermediğini ve daha önce imzalanan mutabakat zaptında yer aldığını kaydetmişti. Ancak ABD Başkanı Trump'ın bu teklife olumsuz yanıt vermesi, tansiyonun yüksek kalmasına neden olmuştu.