İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen Muhtarlar Günü yemeğinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin terörle mücadelesindeki kararlılığını ve uluslararası alandaki duruşunu net bir dille ortaya koydu. Muhtarlar Günü'nü kutlayarak konuşmasına başlayan Soylu, son yıllarda muhtarlara yönelik atılan adımların ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuya verdiği önemin siyasi alanda eleştirilmesini "yanlış ve çağ dışı bir yaklaşım" olarak nitelendirdi. Muhtarlığı demokrasinin tahkim edilmesi ve milletle temasın güçlendirilmesi açısından hayati gören Bakan Soylu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 49 muhtar buluşmasında yaklaşık 32 bin muhtarın yer aldığını belirtti.
Terörle Mücadelede Milletin Gücü ve Uluslararası Politikalara Eleştiri
Bakan Soylu, Türkiye'nin terörle mücadeledeki başarısının temelinde milletten aldığı güç ve desteğin yattığını vurguladı. Bu mücadelenin sadece güvenlik güçleriyle değil, şehit aileleri, anneler, mühendisler, öğretmenler ve esnafla birlikte yürütüldüğünü ifade etti. Orta Doğu'daki planlarını dayatmak isteyenlere karşı Türkiye'nin dik durduğunu belirten Soylu, darbe girişimleri, içerideki terörün azdırılması, istikrarsızlaştırma çabaları, ekonomik saldırılar ve terör örgütleriyle iş tutma girişimlerinin hiçbirinin başarıya ulaşamadığını söyledi. Özellikle Batı'nın Suriye'deki politikalarına değinen Soylu, "Türkiye'yi PKK'ya, YPG'ye alıştırma politikaları tutmamıştır. Çok meraklısı varsa, alsınlar kendi ülkelerinde ağırlasınlar" diyerek sert bir çıkış yaptı. Egemen bir devletin askeri olmayan ve Türkiye'ye havan mermisi veya kurşun sıkan herkesin terörist olduğunu net bir şekilde ifade eden Soylu, Türkiye'nin tek arzusun can güvenliği ve toprak bütünlüğünü korumak olduğunu belirtti.
"Bizim ülkemize havan mermisi atanlar, kurşun sıkanlar, eğer egemen bir devletin askeri değilse, bilinmelidir ki mutlaka teröristtir. Bunun başka bir cevabı yoktur."
MUBİS Sistemi ve Muhtarların Hakları
Konuşmasında muhtarların önemine ve onlara yönelik yapılan çalışmalara da değinen Bakan Soylu, Muhtarlar Günü'nün bir aidiyet oluşturma amacı taşıdığını ve bu doğrultuda kurulan Muhtarlar Daire Başkanlığı ile Muhtar Bilgi Sistemi (MUBİS)'nin önemini vurguladı. MUBİS üzerinden 95 bin 595 muhtar talebinin işleme alındığını bildiren Soylu, muhtarların özlük hakları konusunda da önemli iyileştirmeler yapıldığını kaydetti. Toplamda 50 bin 152 adet kimlik kartının muhtarlara gönderildiğini ve muhtar maaşlarının sigorta primleri katkısıyla 2 bin 909 liraya ulaştığını açıkladı. Bu adımların tamamının, milleti merkeze alan bir yönetim anlayışının yansıması olduğunu belirtti.
Öne Çıkan Gelişmeler ve Madde Madde Süreç
Bakan Soylu, Türkiye'nin terörle mücadelesinde izlediği politikaları ve uluslararası ilişkilerdeki duruşunu şu şekilde özetledi:
- Batı'nın Suriye'de izlediği ve Türkiye'yi PKK/YPG'ye alıştırmaya yönelik politikaları başarısız olmuştur.
- Türkiye, kimsenin toprağında gözü olmayan, kendi kaynaklarıyla yetinen bir ülkedir; petrol için huzursuzluk çıkaran ülkelerden değildir.
- DEAŞ'la göğüs göğüse mücadele eden tek ülkenin Türkiye olduğu ve kahraman ordunun DEAŞ'a büyük darbeler vurduğu vurgulandı.
- Barış Pınarı Harekatı sırasında Türkiye'ye yönelik asılsız iddiaların ve dedikoduların insanlığa aykırı olduğu belirtildi.
Süreçte Bilinmesi Gerekenler
Konuşmasının son bölümünde, "Bunların kafalarında kölelik düzeni bitmiş değildir" diyerek Batı'nın zihniyetine eleştiriler getiren Bakan Soylu, Türkiye'nin iyilik, değerler ve merhamet medeniyetinden geldiğini vurguladı. Orta Doğu'nun geleceği konusunda umutlu olduğunu belirten Soylu, bölgenin medeniyet potansiyelinin petrol potansiyelinin çok üzerinde olduğuna inandığını ifade etti. Türkiye topraklarındaki 3,6 milyon Suriyeli muhacirin varlığına ve Fırat Kalkanı ile Zeytin Dalı harekatlarının sağladığı güvenli bölgelere geri dönüşleri kolaylaştırdığına dikkat çekti. Güvenli bölgelere bugüne kadar 365 bin kişinin geri döndüğü bilgisini paylaştı. Terör koridoru oluşumuna asla izin verilmeyeceğini belirten Soylu, Türkiye'nin 40 yıldır PKK terörüyle sınandığını ve özgürlük, bağımsızlık, toprak bütünlüğü ile geleceğinden asla taviz verilmeyeceğini sert bir dille ifade etti. Son olarak, kaçak göçmen sayısının yıl sonunda 400 bine ulaşacağını belirterek, bu sorunun kaynağında çözüm üretilmesi gerektiğini vurguladı ve "Barış Pınarı'na inerek bir adım attık, hem terörü hem de bölgedeki ayrık otlarını temizlemek üzere bir başlangıç yaptık. Kesinlikle bu iş bitmeden yarı yoldan dönmeyeceğimizi de ifade etmek isterim" dedi.