Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un daveti üzerine gerçekleştireceği Seul ziyaretine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yonhap Haber Ajansı'na verdiği özel mülakatta, iki ülke arasındaki köklü dostluğun altını çizen Erdoğan, Kore Savaşı'nda başlayan kardeşlik bağının günümüzde de güçlü bir şekilde devam ettiğini belirtti. Bu mirası gelecek nesillere taşımayı görev bildiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, ziyaretin temel amacının siyasi diyaloğu güçlendirmek ve ekonomik ilişkileri daha üst seviyelere taşımak olduğunu vurguladı.
Savunma Sanayii ve Enerjide Yeni İşbirlikleri
Erdoğan, Türkiye ile Güney Kore arasındaki işbirliği potansiyelinin yüksek olduğu alanlara dikkat çekti. Özellikle savunma sanayii, nükleer enerji, yüksek teknoloji, yapay zeka ve yenilenebilir enerji gibi stratejik sektörlerde önemli fırsatlar bulunduğunu dile getirdi. Bu potansiyeli somut projelere dönüştürmek, şirketlerin önünü açmak ve karşılıklı yatırımları artırmak istediklerini söyledi. İkili ticarette 15 milyar dolarlık hacim hedefine ulaşırken, ticaretteki dengesizliği gidermeyi ve üretim alanında daha yakın çalışmayı önemsediklerini belirtti.
"Seul ziyaretimizde önceliğimiz, iki ülke arasındaki siyasi diyaloğu güçlendirmek ve ekonomik ilişkilerimize ivme kazandırmaktır. Savunma sanayii, nükleer enerji, yüksek teknoloji, yapay zeka ve yenilenebilir enerji alanlarında önemli fırsatlar görüyoruz. Bu fırsatları somut projelere dönüştürmek, şirketlerimizin önünü açmak ve karşılıklı yatırımları artırmak istiyoruz."
Sinop Nükleer Santrali ve Ticari Dengeler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi'ne ilişkin müzakerelerde gelinen son aşamaya da değindi. Güney Kore ile bu konuda yürütülen görüşmelerin önemini vurgulayan Erdoğan, Koreli dostlarının nükleer enerji alanındaki tecrübesine güvendiklerini belirtti. Geçtiğimiz yıl imzalanan mutabakat zaptının ardından KEPCO ile ön fizibilite çalışmalarının ilerlediğini ve projenin teknik, ekonomik şartları ile yatırım modeli üzerinde değerlendirmelerin sürdüğünü aktardı. Elektriğin maliyeti, finansman modeli ve projenin Türkiye ekonomisine katkıları gibi unsurların nihai kararda belirleyici olacağını ifade etti. Öte yandan, 2025 yılındaki 1,14 milyar dolarlık ihracata karşılık 10,26 milyar dolarlık ithalat rakamına dikkat çekerek, ticari dengesizliğin azaltılması gerektiğini vurguladı.
Teknoloji ve Üretim Gücünün Birleşimi
Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, nitelikli iş gücü ve stratejik konumunun Koreli yatırımcılar için cazip fırsatlar sunduğunu belirten Erdoğan, Kore Cumhuriyeti'nin teknoloji ve inovasyon alanındaki birikimiyle Türkiye'nin üretim gücünü bir araya getirdiklerinde çok daha büyük başarılara ulaşabileceklerini söyledi. Hyundai'nin Türkiye'deki otomotiv üretimi ve POSCO'nun çelik sektöründeki yatırımları gibi mevcut ortaklıkların başarılı örnekler olduğunu hatırlattı. Hyundai'nin İzmit tesislerinde elektrikli araç üretimine başlamasının memnuniyet verici olduğunu ekledi.
- Elektronik, yarı iletken teknolojileri, makine ve endüstriyel otomasyon alanlarında işbirliği imkanları.
- Robotik sistemler, biyoteknoloji, ilaç ve tıbbi cihazlar ile yenilenebilir enerji sektörlerinde ortak projeler.
- Koreli yatırımcıların Türkiye'deki yatırımlarını artırmaları ve Türk şirketleriyle daha güçlü ortaklıklar kurmaları.
Lojistik ve Ulaştırma Altyapısında Yeni Adımlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorunlarının küresel ticareti ve enerji piyasalarını etkilediğine dikkat çekerek, uluslararası ticarette güvenilir alternatif güzergahlar geliştirmenin önemini vurguladı. Türkiye olarak Asya ile Avrupa arasındaki stratejik konumlarını güçlü bir ulaştırma ve lojistik altyapısıyla desteklediklerini ifade etti. Bu alanda Koreli şirketlerin daha fazla yer almasını arzu ettiklerini ve Türkiye'de yatırım yapacak, üretim ve istihdam sağlayacak Koreli şirketlere gereken desteğin verileceğini belirtti. Özellikle demir yolu altyapısı, lojistik merkezleri ve akıllı ulaştırma sistemlerinde ortak yatırımlar geliştirilebileceğini sözlerine ekledi.