Trabzon'da, baş ağrısı şikayetiyle Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi acil servisine başvuran ve tetkikler sonucunda beyin kanaması geçirdiği belirlenen E.M., yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 4 gün sonra hayatını kaybetti. Hastanenin Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi gören E.M.'nin ailesi, evlatlarının organlarını bağışlama kararıyla üç farklı hastaya yeni bir yaşam umudu aşıladı.
Organ Bağışının Hayat Kurtaran Gücü
E.M.'nin ailesinin gösterdiği bu asil davranış sayesinde, iki böbrek Trabzon'da, karaciğer ise İstanbul'da nakil bekleyen hastalara ulaştırıldı. Bu durum, organ bağışının ne denli kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. KTÜ Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Ulusoy, ailelerin yaşadığı derin acıya rağmen bu kararı alabilmesinin önemine dikkat çekti.
"Tek bir ailenin aldığı bu karar, yıllardır makineye bağlı yaşayan veya her an ölümle burun buruna gelen üç insana yepyeni bir hayat imkanı sundu."
Kurumsal Başarı ve Toplumsal Farkındalık
Prof. Dr. Ulusoy, KTÜ Farabi Hastanesi'nde 2026 yılının ilk 8 ayında 25 hastaya beyin ölümü tanısı konulduğunu ve bu vakalardan 6'sının ailesinin organ bağışına onay verdiğini belirtti. Geçtiğimiz yılın tamamında da 6 donör bulunduğunu hatırlatan Ulusoy, bu yılın 8 ayında aynı sayıya ulaşılmasının, kurum bazında organ bağışı konusunda önemli bir artışa işaret ettiğini vurguladı. Samsun Bölge Koordinatörlüğü'ne bağlı 8 ilde bu yıl yaşamını yitiren 130 kişiden 29'unun organlarının bağışlandığı bilgisini paylaşan Ulusoy, bu istatistiğin yaklaşık her 5 aileden birinin bağışa onay verdiğini gösterdiğini ekledi.
- KTÜ Farabi Hastanesi'nde 2026'nın ilk 8 ayında 25 beyin ölümü vakası tespit edildi.
- Bu vakalardan 6'sının ailesi organ bağışına onay verdi.
- Samsun Bölge Koordinatörlüğü'ne bağlı 8 ilde bu yıl 130 ölümden 29'unda organ bağışı gerçekleşti.
Geleceğe Umut Bırakmak
Kişilerin hayattayken organ bağışı konusundaki niyetlerini aileleriyle paylaşmasının, ölüm sonrası karar alma sürecini büyük ölçüde kolaylaştırdığını belirten Prof. Dr. Ulusoy, "Ölüm hiçbirimizin elinde değil ancak ölümün ardından geriye ne bırakacağımız bizim elimizde. Bu aile geriye üç tane yeni yaşam imkanı bıraktı. Bu nedenle herkesi kararını vermeye, bu konuyu düşünmeye ve bu kararı olumlu olursa da bunu ailelerine yaşarken vaktinde beyan etmeye davet etmek istiyorum." diyerek toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.