Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Özgür Eroğlu, Antalya'da düzenlenen 14. Ulusal Göğüs Cerrahisi Kongresi'nde yaptığı önemli açıklamalarla akciğer kanserinde erken teşhisin hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Dünyada kansere bağlı ölümlerin başında gelen akciğer kanseri, her yıl milyonlarca insanın hayatına mal oluyor. Prof. Dr. Eroğlu, kanserin değil, geç teşhisin öldürdüğünü vurgulayarak, erken evrede yakalanan hastalarda yaşam şansının %90'ın üzerine çıktığını belirtti.
Akciğer Kanserinin Boyutu ve Risk Faktörleri
Prof. Dr. Özgür Eroğlu, dünya genelinde yılda yaklaşık 10 milyon kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini, bu rakamın 2,5 milyonluk gibi büyük bir kısmının ise akciğer kanserinden kaynaklandığını ifade etti. Akciğer kanserinin en bilinen ve önemli nedeninin sigara kullanımı olduğuna dikkat çeken Eroğlu, bunun yanı sıra uzun süren öksürük, kanlı balgam, ani kilo kaybı, iştahsızlık ve nefes darlığı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir hekime başvurulması gerektiğini söyledi. Özellikle sigara kullanıcılarının, risk durumlarına göre doktor kontrolünde düzenli tarama yaptırmalarının erken teşhis için kritik olduğunu ekledi.
"Medikal tedavilerdeki iyileşmelere, kapalı ameliyat yöntemlerine, cerrahi, robotik sistemlerin, akıllı ilaçların gelişmesine rağmen akciğer kanserinde geç teşhiste maalesef yaşam süresi çok kısalıyor. Onun için kanser öldürmüyor, geç teşhis öldürüyor."
Tanı ve Tedavideki Yenilikler ve Sürecin Detayları
Akciğer kanserinin tanı ve tedavisinde kaydedilen ilerlemeler, hastalar için umut verici. Prof. Dr. Eroğlu, geçmişte göğüs kafesinin açılarak gerçekleştirilen operasyonların artık birkaç küçük kesi ve kamera yardımıyla yapılabildiğini belirtti. Bu modern cerrahi teknikler sayesinde hastaların iyileşme süreçlerinin hızlandığını, hatta bazı ağır ameliyatlar sonrası hastaların birkaç gün içinde taburcu edilebildiğini dile getirdi. Yeni nesil ilaçların tedavi sürecini daha konforlu hale getirdiğini de sözlerine ekleyen Eroğlu, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser oluşumunu engelleme potansiyeli taşıyan tedavilerin önemine değindi.
- Erken evrede teşhis edilen akciğer kanserinde 5 yıllık sağkalım oranı %90'ın üzerine çıkabiliyor.
- Geç teşhis durumunda ise bu oran %10'un altına düşebiliyor.
- Kapalı ameliyatlar ve robotik sistemler, iyileşme sürecini kısaltarak hastanede kalış süresini azaltıyor.
- İmmünoterapi ve akıllı ilaçlar, tedavi seçeneklerini çeşitlendiriyor ve daha konforlu bir süreç sunuyor.
Risk Grupları ve Geleceğe Yönelik Öneriler
Prof. Dr. Özgür Eroğlu, her bireyin yaşamı boyunca kanser olma potansiyeli taşıdığını, ancak güçlü bir bağışıklık sisteminin bu riski engellediğini belirtti. Bağışıklık sisteminin zayıflaması durumunda ise kanserin vücutta ilerlemeye başladığını vurguladı. Ailesinde akciğer kanseri öyküsü bulunan kişilerin de risk konusunda daha bilinçli olmaları ve düzenli doktor kontrolünde olmaları gerektiğini hatırlattı. Kısacası, akciğer kanseriyle mücadelede en güçlü silahın erken teşhis ve takip olduğu bir kez daha altı çizildi.