Avrupa'dan Mersin Limanı aracılığıyla Türkiye'ye getirilen ve Adana'daki tesislerde işlenen atıkların, ülkenin önemli tarım bölgelerinden Çukurova'yı tehdit ettiği bildirildi. Bu durum, yaklaşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde çevre ve atık yönetimi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. YENİ Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, konuyla ilgili sert tepki göstererek, ithal atıkların yarattığı çevre tehlikesine dikkat çekti.
Çukurova'nın Tarımsal Kimliği Tehlikede
Türkiye'nin tarımsal üretiminde kilit rol oynayan Adana'nın, Avrupa'dan gelen atıkların işlendiği bir merkez haline gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Milletvekili Bilal Bilici, bu durumun şehrin kimliğine ve geleceğine zarar verdiğini vurguladı. Bilici, "Adana, Türkiye'nin tarım şehridir, Çukurova’nın kalbidir. Şehrimiz ithal çöp ambarı olarak değil; yöresel lezzetleriyle, tarımsal ürünleriyle, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle anılmalıdır." dedi.
"Bu faaliyetlerin Adana’nın turizm potansiyeline zarar vermesine izin verilmemelidir. Adana’nın toprağını, suyunu ve geleceğini korumak zorundayız."
Acil Denetim ve Düzenleme Talepleri
YENİ Parti milletvekili, kaçak ve izinsiz geri dönüşüm tesislerinin derhal kapatılması gerektiğini ifade ederek, faaliyetlerine izin verilen tesislerin ise tarım ve turizm alanlarından uzak, belirlenmiş bölgelerde toplanmasını talep etti. Bu tesislerde çevresel etkileri en aza indirecek düzenlemelerin zorunlu hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
- İthal atık işleyen tesisler tarım ve turizm alanlarından uzaklaştırılmalı.
- Tesislerde arıtma ve suyun yeniden kullanım sistemleri kurulmalı, geri dönüştürülemeyen atıklar güvenli bertaraf edilmeli.
- Kirli suların tarım arazilerine karışmasını önleyecek tedbirler alınmalı ve erken yangın sistemleri zorunlu hale getirilmeli.
Geleceğe Yönelik Sıkı Denetim Çağrısı
Milletvekili Bilal Bilici, Adana'nın tarım topraklarını, su kaynaklarını ve üretimini korumanın herkesin sorumluluğu olduğunu yineleyerek, geri dönüşüm faaliyetlerinin sıkı denetim altında, çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde yürütülmesinin önemini vurguladı. Bu konuda alınacak önlemlerin, hem yerel halkın sağlığını hem de bölgenin doğal mirasını güvence altına alacağı belirtildi.