2 Kasım 2026, Pazartesi RSS
DİJİTAL REKLAM ALANI

ABD Seçmeni Gündeminde Savaş Değil, Hayat Pahalılığı Var: Cumhuriyetçiler Zorlu Bir Sınavla Karşı Karşıya

Dünya Yayınlanma: 2 Kasım 2026 - 11:30
ABD'de yaklaşan ara seçimlerde seçmenlerin bir numaralı önceliği ekonomik kaygılar. İran savaşı, seçmenlerin tercihlerini belirleyen kritik bir faktör haline geldi.
Haberi Sesli Dinle
Google & Sistem Sesleri ile dinleyin

Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşan ara seçimler öncesinde seçmenlerin öncelikli gündem maddesi savaş değil, hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Cumhuriyetçi Parti ve muhafazakar seçmen tabanı üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Cygnal'ın kurucusu Buchanan, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamalarda, seçmenlerin akaryakıt, elektrik, doğal gaz faturaları ve market harcamalarındaki artışın tercihlerini doğrudan etkilediğini belirtti. 2024 başkanlık seçimlerinin ana gündem maddesi olması beklenen yasa dışı göç meselesinin ise şimdilik geri plana düştüğünü ifade eden Buchanan, ara seçimlerde seçmenin gündemini "birinci sırada hayat pahalılığı, ikinci sırada hayat pahalılığı, üçüncü sırada hayat pahalılığı" olarak tanımladı.

Ekonomik Baskı ve Seçmen Kaymaları

Buchanan, ekonomik baskının en derinden hissedildiği kesimlerin, bir önceki başkanlık seçimlerine kıyasla Cumhuriyetçilerden Demokratlara doğru bir kayma eğilimi gösterdiğini vurguladı. Özellikle yıllık geliri 50 bin doların altında olan seçmenlerde Demokratlara doğru 25 puanlık bir kayma gözlemlediklerini aktardı. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın artan yaşam maliyetlerini kontrol altına alacağına dair beklentilerle kendisine oy veren seçmenlerin, bu beklentilerinin karşılanmadığını ve hatta durumun daha da kötüleştiğini düşündüğünü kaydetti. Buchanan, "Hem bunu başaramadığını hem de aslında durumu daha da kötüleştirdiğini düşünüyorlar" ifadelerini kullandı.

"İran savaşını sona erdirmek, ilk sırada gelen unsur oldu."

İran Savaşı ve Cumhuriyetçiler İçin Kırılma Noktası

İran savaşı, Cumhuriyetçiler açısından hem ekonomik hem de siyasi bir sorun teşkil ediyor. Buchanan, özellikle 2024'te Trump'a oy veren ancak bugün Cumhuriyetçilere oy vermeyi düşünmeyen seçmenler arasında savaşın önemli bir kırılma noktası olduğunu belirtti. Bu seçmenlere Trump'a yeniden destek vermelerini sağlayacak gelişmenin ne olacağının sorulduğunda, "İran savaşını sona erdirmek, ilk sırada gelen unsur oldu" yanıtını aldıklarını aktardı. Trump'ın seçim kampanyası sırasında savaşları bitirme ve yeni bir savaşa başlamama yönündeki vaatlerinin, özellikle genç ve önceki seçimlerde sandığa daha az giden seçmenler üzerinde etkili olduğunu söyledi. Bu kesimlerin Trump'ın sözlerine güvendiğini, ancak İran'la yeni bir savaş başlatılmasının bu güveni zedelediğini ifade etti. Buchanan, İran savaşının Amerikalılar nezdinde sadece bir dış politika meselesi olarak görülmediğini, savaş ile akaryakıt fiyatlarındaki artış arasında doğrudan bir bağlantı kurulduğunu da sözlerine ekledi.

Seçmenlerin Savaş İştahı ve Gelecek Beklentileri

Buchanan, seçmenlerin daha fazla savaş için bir iştahı olmadığını belirterek, bunun tek istisnasının, böyle bir adımın akaryakıt fiyatlarını düşüreceğinin anlatılabilmesi olacağını ancak seçmenlerin bu tür açıklamalara inanacak durumda olmadıklarını düşündüğünü ifade etti. Seçmenlerin önceliğinin yeni bir askeri operasyon değil, ekonomik koşulların iyileştirilmesi olduğunu vurguladı. Ukrayna ve İsrail'e yönelik yapılan anketlerde ise Amerikalıların İsrail'in kendini savunma hakkına verdiği desteğin, Ukrayna'nınkine benzer düzeyde olduğunu gözlemlediklerini aktardı. Ancak Trump'ın göreve gelmesinden önce de devam eden bu çatışmaların sona ermesini isteyen seçmenlerin önemli bir bölümünün, İsrail'in ABD'nin İran'a yönelik savaşa girme kararını etkilediğine inandığını belirtti. Bu görüşün seçim sonuçları açısından önem taşıdığına işaret eden Buchanan, bu seçmen grubunun toplamda büyük bir kesim oluşturmasa da, seçimlerin küçük oy farklarıyla sonuçlanabileceğini hatırlatarak, konunun Cumhuriyetçilere yönelik desteğe zarar verdiğini kaydetti.

Süreçte Bilinmesi Gerekenler

Buchanan'a göre, İsrail'in politikalarına yönelik görüşler ile ABD'nin İran'daki savaşa dahil olmasına ilişkin rahatsızlık, özellikle yeni savaş istemeyen ve Trump'ın çatışmaları sona erdirme vaadine güvenerek oy veren seçmenler açısından büyük önem taşıyor. Demokratların seçmen nezdinde çok güçlü bir imaja sahip olmasa da, Cumhuriyetçilerin performansının daha olumsuz değerlendirildiğini belirtti. Seçimlerin asıl meselesinin seçmenlerin Cumhuriyetçilerin yönetimde kalmasını isteyip istemediği olduğunu vurgulayan Buchanan, bu nedenle yaklaşan ara seçimleri bir "referandum seçimi" olarak nitelendirdi. Demokratların mevcut durumda kendi performanslarından ziyade Cumhuriyetçi yönetime yönelik memnuniyetsizlikten yararlandığını ifade etti. Demokratların Kongrenin her iki kanadında da çoğunluğu elde etmeleri halinde parti içi tartışmalarla karşı karşıya kalacağını ve bunun 2028 başkanlık seçimleri öncesinde seçmenleri uzaklaştırabileceğini düşündüğünü söyledi. Buchanan, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğu korumasının giderek zorlaştığını, Senato yarışının ise daha yakın geçmesini beklediğini dile getirdi.

Haber İhbar Hattı