Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'na gönderdiği videolu mesajda, Türkiye'nin uluslararası alanda barış ve adil çözümler için arabuluculuk rolünü sürdüreceğini bir kez daha vurguladı. Asırlardır farklı kültürlere ev sahipliği yapan İstanbul'un günümüzde diplomasinin önemli merkezlerinden biri haline gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, küresel çatışmaların arttığı bir dönemde diplomasiden vazgeçmemenin hayati önem taşıdığını belirtti.
Küresel Gerilim Ortamında Türkiye'nin Diplomatik Girişimleri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında, uluslararası ilişkilerde gerilimlerin yükseldiği, hukuka ve kurumlara olan güvenin sarsıldığı bir dönemden geçildiğini hatırlattı. Bu zorlu atmosferde dahi Türkiye'nin diplomasiden asla taviz vermediğini kaydeden Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasındaki esir takaslarından Afrika kıtasındaki arabuluculuk çabalarına kadar geniş bir coğrafyada barışa giden yolları açmak için gayret gösterdiklerini ifade etti. Bu çabaların, umutların azaldığı zamanlarda dahi barış umudunu canlı tuttuğunu belirtti.
"Türkiye olarak böyle bir dönemde, tarafların birbirleriyle konuşmadığı, umutların azaldığı zamanlarda dahi diplomasiden asla vazgeçmemeyi kendimize düstur edinmiş durumdayız. Rusya ile Ukrayna arasındaki esir takaslarından Afrika kıtasındaki arabuluculuk çabalarımıza, geniş bir coğrafyada elde ettiğimiz kazanımlarla bugün de barışa giden yolu açmanın gayreti içerisindeyiz."
"Dünya 5'ten Büyüktür" Mesajı ve Adil Bir Uluslararası Sistem Talebi
Erdoğan, mesajında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ele alınan "Güveni Yeniden Tesis Etmek" temasını da hatırlatarak, uluslararası sistemin mevcut yapısının adalet ve güven tesisinden uzak olduğunu savundu. Filistin, Lübnan, Sudan gibi kriz bölgelerindeki milyonlarca insanın umutlarının Birleşmiş Milletler'e bağlı olduğunu ancak bu beklentilerin derin hayal kırıklığına dönüştüğünü dile getirdi. Erdoğan, 190'dan fazla ülkenin iradesinin sadece 5 ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının ne adil ne de tam anlamıyla güven tesis edebileceğini söyledi.
- Mevcut uluslararası sistemde 5 ülkenin keyfi kararlarının, 190'dan fazla ülkenin iradesini gölgede bırakması adaletsizliktir.
- Kriz bölgelerindeki milyonlarca insanın Birleşmiş Milletler'den beklentileri, sistemin yetersizliği nedeniyle karşılanamamaktadır.
- Türkiye, güvensizlik üzerine kurulu bir uluslararası siyaset anlayışını kabul etmeyerek, adil çözümler için aktif rol üstlenmektedir.
Barış İçin Diplomasi Kapısını Açık Tutma Kararlılığı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güvensizlik üzerine inşa edilen uluslararası siyaset anlayışını reddettiğini belirterek, en zorlu ihtilaflarda dahi diplomasi için bir kapının her zaman var olduğuna inandıklarını ifade etti. Bu kapıyı açık tutacak irade, cesaret ve samimiyetin gösterilmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bundan sonra da barış için tarafları bir araya getirme, adil çözümler için arabuluculuk yapma ve sorumluluk üstlenme konusundaki kararlılığının süreceğini sözlerine ekledi.